301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
30 Aralık 2020 - Çarşamba 20:53 Bu yazı 35 kez okundu
 
BEKİR KAYACAN YAZDI, CORONA DEDİKLERİ...!
Bekir Kayacan
 
 

2020 Yılı güzel umutlarla başlamıştı.Diğer yıllar gibi iyi kötü geçer gider diye düşünüyorduk..Ama hiçte öyle olmadı.Daha yılın ikinci ayı şubat’a girince işler değişte birden.Dünyayı dehşete düşüren Çin Wuhan kentinde ortaya çıkan salgın bir hastalık türünün hızla yayılmaya başlandığı söyleniyordu. Corona adı verilen bu tehlikeli bulaşıcı hastalığın yarasadan çıktığı ve toplu ölümlere sebep olduğu söyleniyordu.Dünyada ulaşımın kolaylığı ve hızlı olması nedeniyle kısa sürece Dünyada her tarafa bu Corona virüsü(COVID-19) insanlar yoluyla yayılmaya başladı.Bu hastalığı önleyici aşı da henüz yoktu.İnsanlar çaresizlik içindeydi.Ne yapacağını bilemeyen insanlar bilim adamlarından bir an önce aşı bulması beklentisi içindeydi.Burada bilimin gücü bir kez daha öne çıktı.Bilimde ileri giden ülkelerin önemi daha da arttı.Aşı bulma araştırmaları Türkiye dahil bir çok ülkede başladı.Bilim insanlarının söylediğine göre hastalığın kuluçka süresi iki haftadır. Hastalık bulaştığı zaman ; ilk gün ateş yükselir,kas ağrısı,kuru öksürük başlar.Bazılarında ishal başlar.Beşinci gün nefes darlığı başlar.En kritik yedinci gündür.Yoğun bir nefes darlığı oluşur.Hastanın bu aşamada hastaneye yatırılıp oksijen desteği gerekebilir.Sekizinci günde akciğerlere yeteri kadar hava gitmediği takdirde ölüme bile götürebilir.Onuncu gününde hasta bu aşamada yoğun bakıma alınmalıdır. On üçüncü güne ulaşan hastada bu aşamada ateş düşmeye başlıyor.Hasta iyileşmeye başlıyor.Genelde iki hafta süren bu dönemi bazı hastalar kolay geçirip atlatırken bazıları tüm çabalara rağmen ölümle sonuçlanıyor. Bulaşma yolları:Covıd-19 hastalık mikrobu taşıyan kişilerin Öksürmesi,aksırması sonucu parçacıkların etrafa dağılması ve ağızda,burunda,gözde teması ile bulaşmaktadır.Bu yüzden kirli ellerle ağza,göze,buruna dokunmak büyük risk oluşturmaktadır.Bunun önlenmesi için sık sık eller sabunlu suyla yıkanmalıdır. Kişiler arasında en az 2 metre mesafede,ağız maskeli,temizlik kuralına uyularak korunabiliriz. Koruyucu maske takılmalıdır.Pazar yeri,otobüs,okul,cami,alış veriş yerleri,spor salonları gibi toplu alanlar sık sık dezenfekte edilmesi gerekiyor.Toplu kapalı yerlerde olmak ve insanlarla yakın temas hastalık mikrobunun hızla yayılmasına yol açıyor.

 

Coronavirüste dünyada son duruma bakarsak şimdiye kadar 82 milyondan fazla insanın coronaya yakalandığını,1 .800.000 fazla insanın öldüğünü,58 milyon kişinin tedavi edilip iyileştiğini söyleyebiliriz.Türkiye’de ise son durumda vaka sayısı:2.178.000,vefat sayısı:20.388,iyileşen hasta sayısı :2.058.438 kişi olduğu söyleniyor.

 

Bu sayılarla Türkiye Covıd-19’da Avrupa’da birinci sırada , dünyada ise dördüncü sırada olduğu söylendi.Bizde nedense bana hiçbir şey olmaz düşüncesi var.İlk zamanlar kimse bu hastalığı hiç ciddiye almadı.Toplu yerlere gidildi,beraber evlere ziyaretler,düğünler, devam etti.İnsanlar alışveriş yerlerine gitti sonuçta uyarılara kulak asılmadığı için hastalık kısa sürede hızla yayıldı.Hastaneler hastalarla doldu,bir çok sağlık çalışanı da bu mikroptan kaparak hayatını kaybetti.Her gün yasaklar ve uyulacak kurallar artarak devam etti.Ama hastalıkta artmaya devam etti.Bu yasaklar ilk zamanlar uzun süreli bir ay kadar sürdürülebilseydi belki de bu günkü kadar kayıp olmazdı.Ayrıca yeri gelmişken söyleyelim 65 yaş yukarısına sokağa çıkma yasağı uygulanmasını doğru bulmuyorum.Onlar bunu asla hak etmiyorlar.Burada sağlık çalışanlarının büyük özveriyle çalıştıklarını unutmamak gerek.Onlar olmasa hiç birimiz güvende değiliz.Onlara gereken ücret ve destek mutlaka verilmelidir.Bizlerin de temizlik,maske,mesafe kurallarına mutlaka uyması gerekiyor.

 

Günümüzde ölü sayısı artıyor.Bu ölü sayısından daha fazla kayıp olduğu söyleniyor.Bence ölü sayısını az göstermek yarar yerine zarar getirir.Çünkü ölüm az diye insanlar hastalığın ciddiye almazlar.Nitekim iş işten geçti.Hastalık bu yüzden artıyor.

 

Sonuca gelirsek sayı ne olursa olsun kendimizi ve çevremizi korumak zorundayız.

 

Yıl sonuna doğru Türk bilim insanı Almanya’da yaşayan Prof.Dr.Uğur Şahin ve eşi Dr.Özlem Türeci ile gurur duyduğumuz gelişme oldu. Covıd-19 aşısını buldular.Ardından aşıyı Çin ve Rusya’da bulduğunu söyledi.Türk bilim adamları da halen çalışıyor. 2021 yılında coronadan kurtulacağımız bir yıl olacağına inanıyoruz. Yine de sıkı sıkıya korunmaya devam etmemiz gerekiyor.Tüm dünyada 2020 yılında yaşamı zehir eden corona belasının 2021 yılında son bulmasını diliyorum.Corona yüzünden işini kaybeden esnaflardan baştakahveciler,müzisyenler,lokantacılar,okul kantincileri,okulservisçileripastaneler,berberler,kuaförler,tiyatro,sinema salonları,otel,hamam v.b işletmecilere mutlaka devletin destek vermesi gerekiyor. Kirasını,sigortasını,vergisini ödeyemeyenlere destek verilmelidir.Zarar eden esnaflara,kuruluşlara Avrupa’da olduğu gibi karşılıksız devlet desteği sağlanmalıdır.Borcu olanlara vergi affı getirilmelidir.Avrupada olduğu gibi bizde de olmalı.

 

Corona bize bir şeyi daha öğretti.Dostluğun,dayanışmanın önemini,gezmenin,eğlenmenin değerini,zamanın önemini her şeyden önemlisi sağlıklı yaşamanın önemini,bilim adamlarının önemini,bilimin gücünü,eğitimin önemini , diğer şeylerin boş olduğunu bize fazlasıyla öğretti.Bu kapkara yılın artık geride kaldığı bu günde gelecek günlerin daha sağlıklı,daha mutlu,daha neşeli geçmesini diliyorum.

 

Bu duygu ve düşüncelerle herkesin yeni yılını kutlar,herkese sağlıklı,mutlu,hayallerinin gerçek olacağı yeni bir yıl geçirmesini dilerim.

 

Bekir Kayacan  2020 - Burdur

 
Etiketler: BEKİR, KAYACAN, YAZDI,, CORONA, DEDİKLERİ...!,
Haber Yazılımı